28 Şubat 2009 Cumartesi

gözlerimi kapıyorum
seni düşünüyorum
bana baktığında içimde kıpırdanan şeyleri düşünüyor,
düşündükçe tekrar hissediyorum o kıpırtıyı
ama yetmiyor sadece düşünmek
özlüyorum
seni her düşündüğümde
her zerremde hissediyorum yokluğunu

aşk nedir'in cevabını aramaktansa
yaşamayı yeğliyorum seninle
iyisiyle kötüsüyle sadece seninle!...

19 Şubat 2009 Perşembe

o gözler gibi her taraf kara
bu yollar seni götürür nere
yine bu seher güneş şavkın vurur
bir yeni masal başlar dünya durur
uyan ey güneş uyan
al elvan boya yoksa bu deniz uçar
karanlık bir gece deniz kaçar
gel ey seher, gel ey seher
es deli rüzgar bu günü götür
o biten ömrü yeniden getir...
yazmadım şimdiye kadar bir aşk şiiri, sadece dostuma yazmıştım bir tane. hep aşk acısı yazdırır derler ya da aşk acısı şair yapar insanı... ya aşık olmaya başladığını fark ettiğinde coşan gönlünü yatıştırmak için sözcüklere sığındığında yazdıklarına ne derler?

10 Şubat 2009 Salı

uzun zaman olmuştu; hatta önceden de çok sıkı fıkı değildik bir kaç dakikalık sohbetler internet üzerinden ya da bir kaç tesadüf sırası ayak üstü hal hatır sormaca hepsi bu...
ama o kadar sıcak, endişesiz ve içten bi ses duydum ki her gün konuşuyormuşuz hissine kapıldım.
tuhaf-garip-enteresan-acayip............. ama güzel.

6 Şubat 2009 Cuma

sorgulamak iyi bir şeydir derler, ot koyun vs. olmamak için. ama "neden"le başlayan sorularımızın çoğunun cevabının olmaması durumu kör düğüm ediyor. mesela neden hayalini kurduğumuz beyaz atlıyı göremeyiz de gördüklerimiz neden hep kara prensler olur?? neden sebepsiz yere ağlamak isteriz? neden saçmalarız? neden sonunu bile bile yapmamamız gereken şeyi yaparız? neden jetonumuz geç düşer? neden hep suçlarız? neden bencil olmayı çok seviyoruz? neden üzüldüğümüzü bile bile üzüyoruz? neden neden neden?...