13 Mart 2009 Cuma

moda apt. d:8

genelde uğrardık moda apartmanına. bir iki dakika girişte beklerdim onu. uzak yoldan gelirdi, alacağı ya da bırakacağı şeyler olurdu veyahut vereceği selamlar. bugün de aynısı olacaktı. kapıdan içeri girdiğimizde herzamanki bekleme yerime geçecektim ki, o, antika asansörün kapısını açtı. soran gözlerle baktm. evet dercesine baktı. 4. kat. asansörden çıkınca soldaki kapı açıldı. içerden konuşma sesleri. öğlen yemeği üstüne gitmişiz. ben kapının beri tarafında duruyorum, orada olduğumdan haberleri yok henüz. o içeri girdi. yemek yemesini söylediklerinde arkadaşım bekliyor dedi. kapıyı kapatacakları sırada fark edildim. "aaa arkadaşın burada mıydı, biz de aşağıda bekliyor sandık, girsene kızım içeri, hadi geç kapıda bekleme".
utana sıkıla içeri geçtim. 5.kez sorduklarında peki dedim kahve içerim, az şekerli. anneannesi bir yandan yemeğini yerken bir yandan da bana bakıyordu, gülümsüyordu. ben de gülümsüyordum. bu zamanda böyle güler yüzlü kız nerdee, deyince kıpkırmızı mı olmuştum, başımı önüme eğip? neyse kahveler geldi, o da işini bitirip geldi. görmüş geçirmiş, hoş sohbet dedesi nerelisinden girdi konuya. "ooo çok güzel, bize yakın, ben gitmiştim zamanında, acayip güzel oralar.." diye başladı konuşmaya. anneanesi bana bakıyordu, ben de ona bakınca gözlerini kırpıyordu gülümseyerek. anıları tozlu raflar ardında bırakan
alzheimer teşhisi konulmuş 5-6 yıl önce. bir kaç kez aynı soruyu sordu ben de cevapladım ilk kez söylüyormuş gibi. sonra yılların izini taşıyan elleri öpüp, yine bekleriz seslerini arkamızda bırakarak çıktık moda apartmanından...
not: anneannesinin en sevdiği çiçekmiş mimoza. salondaki saksılara konulmuş, özenle hoş bir koku yaymış. dedesi bu mevsimde mimozayı nereden bulduğunu anlattı heyacanla. adaların arka taraflarında çok varmış bu çiçeklerden. işte oradan almış çiçekçi koymuş tezgahına. anneannesi acaba en sevdiği çiçeğin mimoza olduğunu ne zamana kadar hatırlayabilecek?...
aşk her yaşta! görebilene, hissedebilene....


2 Mart 2009 Pazartesi

ERİMEK




Erimek belirsizce herşeyde,
Karışmak sulara yıldızlara,
Sinmek kokusuna mor menekşenin,
Yanmak damar damar, nefes nefes,
Yaşamak tükene tükene.